‘Ruhumun icabı’ ne anlatır?
İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. Bireysel düşünceler, fikirler, hayat tecrübelerinin bıraktığı izler ruhların kavuşmasını perdeler, görüş alanını daraltır. Korku, endişe ve güvensizlik yaratır. Akıl ve ruhun aynı fikirde olduğu pek az rastlanır bir durumdur. Aklı sadece gerektiği yerde kullanabilmek ise zekadır.
İnsanlığın yasak elmayı ısırma olarak sembolize edilen benliğini ortaya koyduğu andan bu yana, iki ruh karşılaştığında birbirini tanır. İkilik başlamıştır. Sen ve ben. O andan beridir ki ruhun sana birşey anlatır, yön gösterir ama sen kendi bildiğini okursun. Doğal sisteme karşı olan başkaldırının sonucu depresyon, mutsuzluk, ızdırap vb... olur. Senin ruhunun icabı nedir? Bunun farkında olan insan açık, mutlu, bütünün değerli bir parçası olduğunu bilen ve doğa ile muhteşem bir uyumda akan kişidir. Çünkü rolünün ve bilmediğinin farkındadır. Sadece akar.
İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. Amaç tertemiz bir ayna olabilene kadar öğrenmek ve öğretmekse; ki öğrenmek de öğretmek de aslında sadece öğrenmektir, temiz bir aynaya sahip olabilmek için ruhunun icabını bilmek gerekir. Karşılıklı duran tertemiz iki ayna sonsuzluktur.
Kişi neden diye sorar, istekleri ve talepleri üzerine dualar eder, acılar çeker, sonunda dayanamayıp pes ettiği anda mucize gerçekleşir ve cevap kapısı aralanır. O an kişi için yeni bir sorun ortaya çıkar. Kapıdan girmek mi? Arkanı dönüp gitmek mi?
İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. Hazır olan ruh yeni cevaplar aramak için kapıdan rahatça geçer. Olmayan ise aradığı cevapla yüzleşmek yerine ‘aramayı’, ‘kısır döngüyü’ tercih edecektir. Hatalar ders aldığın zaman olgunlaştırır, hazırlar.
İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. Bir müzisyen hayatının bestesini yapabilmek için yıllarca bekler. Halbuki aynı notalar onca zamandır hep önünde duruyordur. Ama bir gün vakti gelir ve melodi ruhuna akar. İyi bir beste yapmanın akla dayalı bir yöntemi, şekli veya yolu olamaz. O her an, her türlü şartta ve ortamda içine dolabilir. Bir saniye önce bilmiyorken o an şarkı söylemeye başlarsın. Yeterki sen duymasını bil. İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. Her insan bir notadır ve her iki nota birbirine güzel tınlar. Eğer doğru zamanda doğru yerde çalınırsa.
İki ruh karşılaştığında birbirini tanır. İki ruh diyorum, çelişkiye bak. Ruh iki değildir ki tektir. İkiliği yaratan bireysel düşünceler, fikirler, hayat tecrübelerinin bıraktığı izler ruhların kavuşmasını perdeleyen diğer bütün unsurlardır.
Kişi istediği sandal ile denize açılabilir. Yeterki candan vazgeçmeden önce ulaşabileceğimiz en uç noktaya ilerleyebilelim. Uzun bir yolu, dev bir okyanusu kaybolmadan ve boğulmadan aşabilmek ‘ruhunun icabını’ bilmeyi gerektirir.
Yazan: Kim Taqar (uzak doğulu bir bilge sanırım)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder